• +90 212 514 95 86
  • istanbul@esam.org.tr
  • Türkiye / istanbul
Haberler
Bozuk Tezgâh Düzeltilmeli

Bozuk Tezgâh Düzeltilmeli

ESAM’da konuşan Prof. Dr. Arif Ersoy, “Osmanlı’yı bölenler, şimdi Türkiye ile uğraşıyor” 

Uzun yıllardan beri her Çarşamba akşamı, önemli konuların uzman ve tecrübeli kişiler tarafından değerlendirildiği, geleneksel ESAM Konferansları’nın bu haftaki konuğu Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve ESAM Genel Sekreteri Prof. Dr. Arif Ersoy’du.

Türkiye’nin bulunduğu konum itibariyle merkez ülke konumunda olduğuna dikkat çeken Ersoy, İslamiyet gibi birçok önemli olayın Anadolu’da neşr-u nema bulduğunu söyledi. Kendini üstün gören ve dünyayı yönetmek gibi çeşitli amaçları olan bir gücün 15’inci yüzyılda İngiltere’de ortaya çıktığını söyleyen Ersoy, “Bu ortaya çıkan ekip, İslam dünyasıyla yakından ilgileniyor. Zamanında Osmanlı’nın içine sızarak belli rütbelere gelerek Osmanlı’yı parçalamayı başardılar. Ve o güç şimdi ise Türkiye’yle uğraşıyor” dedi. Son günlerde meydana gelen olayların Türkiye’nin çarpık kurumsal yapısından kaynaklandığını bildiren Ersoy, “Türkiye’nin kurumsal yapısı bu olaylara neden oluyor. Eğer tezgah bozuksa, ürünün dikişli, nakışlı ve apoletli olmasının bir manası olmaz. Bu olayların önüne geçilebilmesi için öncelikle tezgâhın düzeltilmesi gerekiyor” diye konuştu. Dengeli sosyal devletin kurulması için kurumların yapacaklarının yasalar çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini belirten Ersoy, “Türkiye’de karşılaşılan sorunlar şimdi çıkan sorunlar değil, bu sorunlar sürekli var. Bu sorunların temelli önüne geçilebilmesinin tek çaresi mevcut yapıyı değiştirmekle mümkün” şeklinde konuştu. Ersoy, ülkede sorunların çözümünü ise şöyle anlattı: “Yöneticiler, eğer nimet ve külfeti adaletli bir şekilde dağıtırsa ve temel hak ve özgürlüklere dikkat ederlerse, ülkede hiçbir sorun kalmaz. Osmanlı devleti dünyanın her yerinde adaleti esas almıştır ama ne yazık ki Osmanlı’yı en az anlayan devlet Türkiye’dir, yani bizleriz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.