• +90 212 514 95 86
  • istanbul@esam.org.tr
  • Türkiye / istanbul
Haberler
Dünya Müslümanları yeni bir dünya düzeni istiyor

Dünya Müslümanları yeni bir dünya düzeni istiyor

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen “Uluslar arası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi”nin ikinci gününde “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” temasının detayları konuşuldu. 

İstanbul’da WOW Hotel’de düzenlenen kongrenin sonuç bildirgesi, yarın yapılacak olan son oturumun ardından açıklanacak.

Dünyanın dört bir tarafından kongreye katılan konuşmacılar, ‘Ekonomik Yapı ve Adil Düzen’, ‘Siyasi Yapı ve Adil Düzen’, ‘İslam Dünyasındaki İktisadi ve Siyasi İşbirliği’ başlıkları altında konuşmalarını yaptılar. Birçoğunun bulundukları ülkelerde siyasi parti ya da STK temsilcisi olduğu konuşmacıların yanında, çok sayıda akademisyen de ‘adil düzen’le ilgili çözüm argümanlarını sıraladılar.

Bosna Genç Müslümanlar Derneği’nde Ethem Baksiç,        “Aliya İzzet Begoviç’in halefi olacak genç Müslümanlar yetiştirmeye çalışıyoruz. Ancak bu gençler hala azınlık. Allah toplumu değiştirmez, toplum kendisini değiştirmeli düsturuyla çalışıyoruz. Avrupa’da, özellikle de Balkanlardaki Müslümanlara yönelik İslami öze dönüş projeleri geliştirilmeli.”

Prof. Dr. Burhanettin Can: “Türkiye çok zengin bir laboratuvarlara sahip. İslam diyarı Türkiye’nin tecrübelerden faydalanmalı. Kim olduğumuzu bilip, coğrafyamızı tanıyıp, hangi bilgi kaynakları kullanacağımızı belirlemeliyiz. İslam coğrafyasındaki sistemi değiştirmek mi? Yoksa yönetmek mi? istiyoruz sorusunu sormamız gerekiyor. Bunun cevabı ise Türkiye’de olduğu gibi yönetmek olmamalı. Demir yumruklu diktatörler yerine kadife eldivenli diktatörler tercih edilmemeli.”

İsviçre’den katılan Mustafa Muhammed Habis: “Çok tuzlu bir göldeyiz. Ve güçlü balıklar güçsüz balıklar birbirini yiyor. Aynı zamanda bu tuzlu su güçsüz balıkların bir birleriyle de savaşmasına yol açıyor. İsviçre 4 resmi dilli çok çeşitli insan yapısından oluşan 7 milyonluk nüfusuyla küçük bir ülke. Bizim ülkemizde düzen çok farklı. Adalette hakim. Her ülkenin kendi düzeni iyice irdelenmeli ona göre ortak bir çözüm uygulanmalı.”

Hindistan’dan katılan Yusuf el Hüseyin: “İslam’ı savunan kanal sayısı çok az iken İslam karşıtı medya sayısı oldukça fazla. Kendi medyamızı kurmamız lazım. Gençlere önem vermek lazım. Asıl hedefimiz gençler olmalı. Ülke gençlerle kalkınır.”

Suriye İhvan-ı Müslim Başkanı Riyad El Şukfa, “Sömürgeler, diktatörlük üzerine kurulmuştur. Biz, diktatörlük düzeninde 50 yıl yaşadık. Bu düzen halka karşı durmaktadır. Suriye’de halkını öldüren bir rejim dünya düzeninde görülmemiştir. 1963’’ten beri halkını katleden rejim babadan oğla geçen bir saltanata dönüştü. Kardeşlerimizden istediğimiz zulme karşı halkın yanında olmalarıdır. Şehir şu an Esad güçleri tarafından bombalanıyor. İnsanların 50 yılı aşkın baskıcı diktatör karşısında dayanamaz hale geldi. Gençlerimiz mescitten çıktıktan sona Allah’tan başka korktuğumuz ok dedi ve rejim bu gençlerimizi öldürdü. Şunu görüyorum ki, mazlumla zalim arasında durmak doğru bir duruş değil, zalimin karşısında mazlumun yanında olmalıyız. Suriye halkının ayanında yer alan bir program hazırlanmalı. Onlara para desteği sağlamalıyız.

ESAM Genel Sekreteri Prof. Dr. Arif Ersoy, “İslam alemi tamamen baskı altında. Yer yüzünde kapitalizmin çözüm olacağını düşünenler var. Bu durumda bizim tebliğde bulunmamız gerek. Bazı zalim liderlerin saltanatları sallanıyor. Biliyoruz ki batının başımıza musallat ettiği o kalan diktatörler de teker teker düşürülecektir. Bugün kapitalizm sorun çözememektedir, sorun üretmektedir. Buna karşı bizim yeni şeyler ortaya koymamız gerekmektedir. Yeni bir birlikte hareket modeli ortaya koymalıyız ki Siyonizm’le baş edebilelim.”

Gazeteci-Yazar Ali Bulaç, “Necmettin Erbakan hocayı rahmet ve minnetle anıyorum. Benim kanaatime göre Ortadoğu da yaşanan olaylara Arap Baharı demek istemiyorum. Ortadoğu da yaşanan patlamalar bir bahar değil, Batı medeniyetinin ortaya çıkardığı bir modernizm krizidir. Ortadoğu’da yaşananlar, iç dinamikler tarafından ortaya çıkmış, dış dinamikler tarafından suistimal edilmeye çalışılmaktadır.”

Başkanlığını Cezayir Değişim Cephesi Başkanı Abdulmecit Münasara’nın yaptığı oturumda konuşan Mısır’dan katılan Ramazan Maklad, Kalkınmayı finanse edecek İslami araçlar konusunda yatığı konuşmada, “Her yönüyle gelişimi kullanmak gerektiğini diye düşünüyorum. İktisadi gelişmelerden bahsedersek onun içinde siyasi ve ahlaki gelişimden de bahsetmek gerekir. Gelişim, devam eden dinamik bir gelişim olmalı. Onun içerisinde insanların hakları göz önünde bulundurulmalı. Şimdiki zamanların istekleri var olduğumuz evrenin gereksinimlerini de göz önünde bulundurmalıyız.”

Endonezya’dan katılan Ahmed F. Massoud, Yeşil ekonomi ve hayır şehri kriterleri başlığı altında yaptığı konuşmasında, “Yeşil ekonomi dediğimiz şey nedir? Yeşil ekonomi bir ekonomi gelişim sistemi olup model olarak sürdürülebilir bir ekonomiye dayanır. Kaynakların sürdürülebilir gelişmesi ve insanların ekolojik olarak gelişimini nasıl geliştirebiliriz? Bunun sonuçlarına bakıldığında insanların daha iyi şartlarda yaşamasını sağlamalıyız. Mutlaka burada akıllı kararlı adımlar atmamız gerekli.”

Malezya’dan katılan Şaharum Şerif, “İslam ülkeleri arasında ekonomik entegrasyon konusunda yaptığı konuşmasında, “İslam ülkeleri kendi arasında vergileri azaltırsa, Müslümanlar arasında ekonomik kalkınma meydana gelir. Müslümanlar arasında Bangladeş’ten gelen gömlekleri kaç kişi giymekte? Malezya’dan gelen yemeklik yağı kaç kişi kullanmakta? Maalesef hiç kimse bu ülkelerden gelen bir şeyi kullanmıyor. Bu da gösteriyor ki, İslam ülkeleri arasında pazar entegrasyonu yok. Bunun için derhal harekete geçmemiz gerekiyor. İslam ülkeleri kendi arasında pazar entegrasyonunu kurma yolunda çaba sarf etmelidir. Ancak bu şekilde İslam markaları ortaya çıkıp büyüyebilir. Özellikle bunun üzerine eğilmemiz gerektiğini belirtmek istiyorum.”

Somali İhvan-ı Müslim Başkanı Ali Paşa, “Adil nizamın konuşulduğu bu konferansın mimarı merhum Necmettin Erbakan’ın ruhuna Fatiha okuyarak başlamak istiyorum. Somali’de yaşanan istikrarsızlık inşallah en kısa zamanda çözülecektir. Somali halkı, en kısa zamanda birlik sağlayacaktır. Sözlerimi Suriye ve Filistin halkına dua ederek bitirmek istiyorum.”

Kuzey Irak’tan katılan Şeyh İrfan Abdulaziz, “Adalet ve adil düzenin karşılığı zalim düzendir. Şu an dünyada bulunan düzen zalim düzendir, adil düzenin gelmesi zalim düzeni yok edecektir. Şu içinde bulunduğumuz kutlu bir fetih zamanı içerisindeyiz. Biz fetihten ne kadar istifade ettik? Batı, bir reform ve Rönesans’a gitmiştir. Peki İslam dünyası ne yapmıştır. Evet, dediğim gibi biz fethin nimetlerinden faydalanamadık. Beşeriyetin yeni tarihi yazılıyor. Bu yazılan tarihte ABD büyük rol oynuyor. Her yere hükmetmeye çalışma amaçları var. Bunlara karşı uyanık olmalıyız. Biz İslami hareketler olarak görevimiz beşeriyeti ve insanlığı uyarmak ve uyandırmaktır. Batı ürünlerini kullanmamaya ve yerel üretimleri güçlendirmeliyiz. Diğer bankalar yerine İslami bankalara teşvikler sağlanmalıdır.”

Mısırlı senatör Eşref Bedrettin, “İslami davları çözebilmek için bir araya gelmemiz çok önemli. ESAM toplantıları git gide daha büyük bir önem taşıyor. Bu tür toplantılar, İslam alemini bir araya getirmesi açısından değerlidir. Bunun mimarı Erbakan’ı rahmetle anmak istiyorum. Bu toplantılarımız siyasi, iktisadi krizleri nasıl çözebileceğimiz konusunda önemli şeyler öğretiyor. Yeni perspektifler geliştiriyoruz. Adil düzenin temellerini burada atmaya çalışıyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.