• +90 212 514 95 86
  • istanbul@esam.org.tr
  • Türkiye / istanbul
Haberler
Yoksulluk ve Türkiye’de Yoksullukla Mücadele

Yoksulluk ve Türkiye’de Yoksullukla Mücadele

“Yoksulluk ve Türkiye’de Yoksullukla Mücadele Politikaları” konulu sempozyumda, yoksullukla ilgili sosyal politikalar ele alındı. 

ESAM İstanbul Şubesi olarak yoksullukla ilgili sosyal politikaları tartışmak ve yeni sosyal politikalar sunmak amacıyla organize ettiğimiz sempozyumu yoğun bir program ile tamamladık.

Yıldız Teknik Üniversitesinin Davutpaşa yerleşkesinde düzenlediğimiz sempozyum, Genel Başkanımız M. Recai Kutan beyefendinin göndermiş olduğu video konferans ile başladı. İl Başkanı Ekrem Arıkan ve Cansuyu Derneği İstanbul İl Başkanı Lütfi Kibiroğlu‘nun da açılış konuşmalarını yaptığı sempozyumda;

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Parlak ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Zehir‘in başkanlıklarını yaptığı iki farklı oturum boyunca, Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Taşçı, Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bedrettin Kesgin, Başbakan Eski Başdanışmanı Prof. Osman Altuğ, HAK-İŞ Konfederasyonu İstanbul İl Başkanı Mustafa Şişman, Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci, İHH İnsani Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Emin Dağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Tarlacı, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüsnü Koyunoğlu, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Subaşı, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Taşçı gibi çok değerli isimlerin tebliğlerini yaptı. Sempozyum, soru-cevap bölümü akabinde plaket takdimiyle son buldu.

Sempozyumda siz değerli takipçilerimiz için not aldığımız bazı öne çıkan başlıklar ise şunlardır:

1. Dünya’da zenginler ve yoksullar arasında makasın sürekli açıldığı ve ilk olarak yapılması gereken bu durumu analiz edip, anlamaktır.

2. Yoksulluk, farklı ülkelerde liberal, muhafazakar, sosyal devlet ve Akdeniz ülkeleri modeli ile ortaya çıkıyor. Mevcut durumda bu modellerin hepsi yetersiz kalıyor.

3. Yoksulluk, küresel olarak standartlaşmaya başlamıştır. Standartlaşma ile beraber karşımıza kompleks, yeni tip  yoksulluklar çıkmaktadır.

4. Türkiye’de ve Dünya’da yoksulluk problemi konusundayapılan çözümler kısmi olmakla beraber yetersizdir. Kısmi uygulamalar yerine adil çözümler üretilip, yeni sistemler geliştirilmelidir.

5. Yoksulluk, çocuklarımızı ve geleceğimizi tehdit ediyor. Özellikle savaşlardan ve afetlerden dolayı meydana gelen yoksulluk ve göç hareketliliği, misyonerliği arttırıyor. Bunun için acil çözümler üretilmelidir. Unutulmamalıdır ki aç olan insan önce dinini yer.

6. Sosyal dışlanma yoksulluğu hayatımızın dışına atıyor. Bunun en belirgin özelliği bir kesimin daha çok zenginleşip, bir kesimin ise sürekli fakirleşmesidir. Bu durum sosyal tufan meydana getirir.

7. Yoksullukla mücadelede STK’ların önemi çok büyüktür. STK’lar toplumdaki sevgiyi, barışı ve güveni pekiştirdiğinden dolayı yoksullukla mücadelede daha fazla görev üstlenmelidir.

8. Dünya’da 702 milyon yoksul(aç) insan vardır. Bunların yarısı Afrika kıtasındadır. Türkiye’de ise bu sayı 3,06 milyondur. Bu rakamlar iç açıcı değildir.

9. STK’lar yardımlarla beraber mesleki yeterlilik ve istihdam sağlamalıdır.

10. Yoksullukla mücadelede STK’ların temel rolleri kısa, orta ve uzun vadeli olmalıdır.

11. Türkiye’de sosyal yardımların %75’i Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılıyor.

12. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı eğitim, sağlık, özel amaçlı, yaşlı ve engelli, proje destekli istihdam yardımları çerçevesinde  politikalar üretiyor.  Üretilen politikaların STK’lar ile beraber yapılması daha fazla verim sağlayacaktır.

13. Ülkemizde ve Dünya’da gelir dağılımı adil değildir. Buna mukabil, adil gelir dağılımı doğrultusunda asgari ücret iyileştirilmeli ve eşit bir şekilde verilmelidir.

14. Asgari ücret bölgesel mi, ulusal mı? Vergili mi, vergi dışı mı olmalı? Soruları sorulmalıdır.

15. Asgari ücret, gelir dağılımı ve yoksulluk üzerinde çok etkilidir. Yoksulluğu önleyecek bir parametredir. Asgari ücret patronların inisiyatifine bırakılmamalıdır.

16. Sosyal belediyecilik, sosyal dokunun rehabilite edilnmesidir. Sosyal belediyeciliğin otantikliğe ve yerelliğe ihtiyacı vardır.

17. Yaşlılık ve bağımlılıktan vazgeçirme politikaları batıdan taklit edilmemelidir. Bu konularda Batıda teknoloji üst düzey olarak kullanılıyor. Fakat madde bağımlılarına yapılan tedavi ve yaşlılara hizmet ruhsuz ve maneviyatsız bir şekilde yapılıyor.

18. Yoksulluk üretilen birşeydir. Adil bir gelir dağılımı olmadığında yoksulluk artar.

19. Paranın değerini belirleyen rekabet gücüdür. Yani üretimdir.

20. Kapitalizmin amacı yoksulluğu ortadan kaldırmak değil, sistemin devamlılığını sağlamaktır.

ESAM İstanbul Şubesi olarak yoksullukla ilgili sosyal politikaları tartışmak ve yeni sosyal politikalar sunmak amacıyla organize ettiğimiz sempozyumu yoğun bir program ile tamamladık.

Yıldız Teknik Üniversitesinin Davutpaşa yerleşkesinde düzenlediğimiz sempozyum, Genel Başkanımız M. Recai Kutan beyefendinin göndermiş olduğu video konferans ile başladı. İl Başkanı Ekrem Arıkan ve Cansuyu Derneği İstanbul İl Başkanı Lütfi Kibiroğlu‘nun da açılış konuşmalarını yaptığı sempozyumda;

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Parlak ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Zehir‘in başkanlıklarını yaptığı iki farklı oturum boyunca, Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Taşçı, Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bedrettin Kesgin, Başbakan Eski Başdanışmanı Prof. Osman Altuğ, HAK-İŞ Konfederasyonu İstanbul İl Başkanı Mustafa Şişman, Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci, İHH İnsani Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Emin Dağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Tarlacı, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüsnü Koyunoğlu, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Subaşı, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Taşçı gibi çok değerli isimlerin tebliğlerini yaptı. Sempozyum, soru-cevap bölümü akabinde plaket takdimiyle son buldu.

Sempozyumda siz değerli takipçilerimiz için not aldığımız bazı öne çıkan başlıklar ise şunlardır:

1. Dünya’da zenginler ve yoksullar arasında makasın sürekli açıldığı ve ilk olarak yapılması gereken bu durumu analiz edip, anlamaktır.

2. Yoksulluk, farklı ülkelerde liberal, muhafazakar, sosyal devlet ve Akdeniz ülkeleri modeli ile ortaya çıkıyor. Mevcut durumda bu modellerin hepsi yetersiz kalıyor.

3. Yoksulluk, küresel olarak standartlaşmaya başlamıştır. Standartlaşma ile beraber karşımıza kompleks, yeni tip  yoksulluklar çıkmaktadır.

4. Türkiye’de ve Dünya’da yoksulluk problemi konusundayapılan çözümler kısmi olmakla beraber yetersizdir. Kısmi uygulamalar yerine adil çözümler üretilip, yeni sistemler geliştirilmelidir.

5. Yoksulluk, çocuklarımızı ve geleceğimizi tehdit ediyor. Özellikle savaşlardan ve afetlerden dolayı meydana gelen yoksulluk ve göç hareketliliği, misyonerliği arttırıyor. Bunun için acil çözümler üretilmelidir. Unutulmamalıdır ki aç olan insan önce dinini yer.

6. Sosyal dışlanma yoksulluğu hayatımızın dışına atıyor. Bunun en belirgin özelliği bir kesimin daha çok zenginleşip, bir kesimin ise sürekli fakirleşmesidir. Bu durum sosyal tufan meydana getirir.

7. Yoksullukla mücadelede STK’ların önemi çok büyüktür. STK’lar toplumdaki sevgiyi, barışı ve güveni pekiştirdiğinden dolayı yoksullukla mücadelede daha fazla görev üstlenmelidir.

8. Dünya’da 702 milyon yoksul(aç) insan vardır. Bunların yarısı Afrika kıtasındadır. Türkiye’de ise bu sayı 3,06 milyondur. Bu rakamlar iç açıcı değildir.

9. STK’lar yardımlarla beraber mesleki yeterlilik ve istihdam sağlamalıdır.

10. Yoksullukla mücadelede STK’ların temel rolleri kısa, orta ve uzun vadeli olmalıdır.

11. Türkiye’de sosyal yardımların %75’i Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılıyor.

12. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı eğitim, sağlık, özel amaçlı, yaşlı ve engelli, proje destekli istihdam yardımları çerçevesinde  politikalar üretiyor.  Üretilen politikaların STK’lar ile beraber yapılması daha fazla verim sağlayacaktır.

13. Ülkemizde ve Dünya’da gelir dağılımı adil değildir. Buna mukabil, adil gelir dağılımı doğrultusunda asgari ücret iyileştirilmeli ve eşit bir şekilde verilmelidir.

14. Asgari ücret bölgesel mi, ulusal mı? Vergili mi, vergi dışı mı olmalı? Soruları sorulmalıdır.

15. Asgari ücret, gelir dağılımı ve yoksulluk üzerinde çok etkilidir. Yoksulluğu önleyecek bir parametredir. Asgari ücret patronların inisiyatifine bırakılmamalıdır.

16. Sosyal belediyecilik, sosyal dokunun rehabilite edilnmesidir. Sosyal belediyeciliğin otantikliğe ve yerelliğe ihtiyacı vardır.

17. Yaşlılık ve bağımlılıktan vazgeçirme politikaları batıdan taklit edilmemelidir. Bu konularda Batıda teknoloji üst düzey olarak kullanılıyor. Fakat madde bağımlılarına yapılan tedavi ve yaşlılara hizmet ruhsuz ve maneviyatsız bir şekilde yapılıyor.

18. Yoksulluk üretilen birşeydir. Adil bir gelir dağılımı olmadığında yoksulluk artar.

19. Paranın değerini belirleyen rekabet gücüdür. Yani üretimdir.

20. Kapitalizmin amacı yoksulluğu ortadan kaldırmak değil, sistemin devamlılığını sağlamaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.